<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349</id><updated>2011-11-28T01:46:21.815+02:00</updated><title type='text'>kuresel isinma | global warming</title><subtitle type='html'>"Global Warm"</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>24</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-2756994814438995370</id><published>2008-03-29T14:32:00.000+02:00</published><updated>2008-03-29T14:33:05.042+02:00</updated><title type='text'>"Küresel soğuma" için 1 saat karanlık</title><content type='html'>Küresel iklim değişikliğine dikkat çekmek için bugün dünya çapında gerçekleştirilecek eyleme, Türkiye de ışıklarını kapatarak destek verecek. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Ofisi Basın Sorumlusu Sezen Gülşen, WWF tarafından düzenlenen eylem hakkında bilgi verdi.&lt;br /&gt;Sezen Gülşen, geçen yıl da tüm dünyada gerçekleştirilen “Earth Hour (Dünya Saati)” adlı eylemle küresel iklim değişikliği konusunda etki yaratılabileceğini ortaya koymaya çalıştıklarını ifade etti. Eyleme, özellikle 27 büyük şehirden önemli destek verilmesinin beklendiğini belirten Gülşen, Türkiye’den de bir çok kurum ve kuruluşun “Earth Hour”a katılarak ışıklarını 1 saat kapatacağını kaydetti.&lt;br /&gt;Destek veren kuruluş adlarının vakfın internet sitesinde yayınlanacağını bildiren Gülşen, bugün saat 20.00’de başlayıp bir saat sürecek eyleme katılmak isteyen herkese “elektrikli aletlerinizi ve ışıklarınızı kapatın” çağrısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DESTEKLEYEN KURUM VE KURULUŞLAR&lt;br /&gt;Gülşen, “Dünya Saati”ne Türkiye’den katılacak kuruluşları şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;“Başkent Uluslararası Ajans Ltd. Şti, Çağdaş Holding, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ekolojik Araştırmalar Topluluğu, ÇEVTAŞ Çevre Teknolojisi Ticaret ve Sanayi AŞ, ÇİMTAŞ Boru, Dicle Üniversitesi Genç Tema Grubu, “fotoritim.com” e-fotoğraf dergisi, Garanti Bankası, Çevreye Duyarlı Bonus Card, NTSR Uluslararası Fuar ve Kongre Organizasyonları, Santral İstanbul (Müze Eğitim Birimi), Sniper Channel, Sönmez Kauçuk Ltd. Şti, TED Karadeniz Ereğli Koleji, Türkiye İş Bankası, Unilever, YKM.”&lt;br /&gt;Doğal kaynakların yok edilmesinin onlara bağlı üretimin ortadan kalkması anlamını taşıdığını ifade eden Gülşen, “Yaşamın sürmesi, tamamen doğal kaynakların akılcı kullanımına bağlıdır. Tüketim alışkanlıklarımızın, yaşam şeklimizin ve mevcut politikaların değişmesi gerekiyor” diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-2756994814438995370?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/2756994814438995370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=2756994814438995370' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/2756994814438995370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/2756994814438995370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2008/03/kresel-souma-iin-1-saat-karanlk.html' title='&quot;Küresel soğuma&quot; için 1 saat karanlık'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-7525615703912183504</id><published>2008-03-29T14:30:00.002+02:00</published><updated>2008-03-29T14:32:11.966+02:00</updated><title type='text'>Tuz Gölü yüzde 85 kurudu</title><content type='html'>90 yıllık haritalar ve günümüz uydu fotoğraflarının karşılaştırması sonucu Tuz Gölü’nün 90 yılda yaklaşık yüzde 85 küçüldüğü belirlendi. Bugünkü koşullar sürerse, Tuz Gölü 2015’te tamamen kuruyacak.&lt;br /&gt;Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Semih Ekercin, Tuz Gölü’nde kuraklık üzerine yaptığı bir araştırmada, son yüzyıl içindeki kıyı çizgisi değişimini inceledi. 90 yıllık haritalar ve günümüz uydu fotoğraflarını karşılaştıran Ekercin, 1915 yılına ait tarihi askeri harita ile NASA tarafından ücretsiz olarak sağlanan uydu görüntülerini kullandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-7525615703912183504?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/7525615703912183504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=7525615703912183504' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/7525615703912183504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/7525615703912183504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2008/03/tuz-gl-yzde-85-kurudu.html' title='Tuz Gölü yüzde 85 kurudu'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-6259271719290077645</id><published>2008-03-29T14:29:00.001+02:00</published><updated>2008-03-29T14:29:54.554+02:00</updated><title type='text'>BM’den gençlere çevre bilinci için klip</title><content type='html'>Jean pantolonunu en az 3 kez giy, soğuk suyla yıka, açıkta kurut, ütüyü unut...&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler (BM), gençlerde çevre ve dünyayı koruma konusunda hassasiyet yaratmak amacıyla, akıllı kullanımının su ve enerji tasarrufu sağlayabileceği jean pantolon (kot) örneğini gösteren bir klip hazırladı. &lt;br /&gt;Tüm dünya televizyonlarında aynı anda İngilizce, Fransızca ve İspanyolca gösterilecek 30 saniyelik klipte, çift, “Jean pantolonunu en az üç kez giy, soğuk suyla yıka, açık havada kurut, ütüyü unut” diyor.&lt;br /&gt;BM Çevre Koruma Programı’nın teknoloji, endüstri ve ekonomi bölümü tarafından hazırlanan klip, tüm dünya gençlerine özellikle, ham maddenin çıkarılması, endüstriyel olarak işlenmesi, taşınması ve atıkların ne yapılacağı konularında hassasiyet kazandırılmasını amaçlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-6259271719290077645?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/6259271719290077645/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=6259271719290077645' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6259271719290077645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6259271719290077645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2008/03/bmden-genlere-evre-bilinci-iin-klip.html' title='BM’den gençlere çevre bilinci için klip'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-657437121866792625</id><published>2008-03-29T14:11:00.000+02:00</published><updated>2008-03-29T14:28:53.334+02:00</updated><title type='text'>İsveç’te yeşil uçuşlar başladı</title><content type='html'>Uçaklar kalkış ve inişlerinde gereksiz beklemeleri en aza indirerek daha az yakıt kullanmaya çalışırlarken, havada oldukları sürede de daha yavaş giderek yakıttan tasarruf edecekler. İskandinav Hava Yolları’na (SAS) ait uçakların uçuşlarında, çevre kirliliğine daha az yol açılması için, daha az yakıt tüketilmesini sağlayacak yöntemlerin uygulanmasına başlandı.&lt;br /&gt;SAS’a ait bir uçak, bugün basın mensuplarıyla birlikte gerçekleştirdikleri uçuşta, çevreye daha az zarar veren ve Avrupa ülkeleri arasında ilk kez gerçekleştirilen uçuş yöntemini denedi. Stockholm Arlanda Havaalanı’ndan kalkan uçak, kalkış sırasında ve inişinde gereksiz olarak havada kaldığı süreyi daha aza indirdi, ayrıca havada bulunduğu sırada da uçuş hızını azaltarak daha az yakıt tüketimini sağladı. &lt;br /&gt;SAS yetkilileri, 2012 yılına dek firmaya ait her 10 uçaktan 8’nin çevreyi daha az kirleten uçuş yöntemiyle yolcu taşıyacağını belirtirlerken, bunun da 1 saatte 5 bin ton yakıt tasarrufu anlamına geldiğini kaydettiler. &lt;br /&gt;SAS Havayolları’nın Avrupa’da çevreyi daha az kirleten uçuşları gerçekleştiren ilk havayolu şirketi olduğu da kaydedildi. SAS, geçen yılki uçuşlarda bu yöntemi kullansaydı çevreye yaydığı karbondioksit gazı 50 bin ton daha az olacaktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-657437121866792625?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/657437121866792625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=657437121866792625' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/657437121866792625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/657437121866792625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2008/03/isvete-yeil-uular-balad.html' title='İsveç’te yeşil uçuşlar başladı'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-4490855285487768022</id><published>2007-10-17T14:32:00.001+02:00</published><updated>2007-10-17T14:35:10.543+02:00</updated><title type='text'>Madra küresel felaketin kitabını yazdı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/273967.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/273967.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar, gazeteci ve radyo programcısı Ömer Madra, ‘Küresel Isınma ve İklim Krizi’ adlı bir kitap çıkardı. Kitabını İTÜ’de gerçekleşen TTDM’nin küresel ısınma seminerinde tanıtan Madra, küresel ısınmanın dünyayı nasıl etkilediğini farklı örnekler vererek anlattı; “Eskimolar ilk defa buzdolabı ve klima satın aldılar. Bu bir fıkra değil, çok üzücü bir durum” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Küresel Isınma ve İklim Krizi’ adlı kitap Ömer Madra ile çevreci Dr. Ümit Şahin’in 26 saatlik söyleşilerinden oluşturulmuş. Şahin’in sorularına, Madra yanıt vermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/422315.asp"&gt;Yazının devamı için tıklayınız.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-4490855285487768022?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/4490855285487768022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=4490855285487768022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/4490855285487768022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/4490855285487768022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/10/madra-kresel-felaketin-kitabn-yazd.html' title='Madra küresel felaketin kitabını yazdı'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-7027065959707323683</id><published>2007-10-17T14:31:00.000+02:00</published><updated>2007-10-17T14:32:07.899+02:00</updated><title type='text'>Ozon tabakasındaki delik, yüzde 30 küçüldü</title><content type='html'>ESA’dan yapılan yazılı açıklamada, Envisat uydusu tarafından yapılan ölçümlerin, geçen yılki rekor düzeydeki 40 milyon tonluk kayba karşılık bu yıl ozon tabakasındaki kaybın 27,7 milyon ton olduğunu gösterdiği ve stratosferdeki ozon tabakasındaki deliğin yüzölçümünün, geçen yılki 29,5 milyon kilometrekareye karşılık bu yıl 24,7 milyon kilometrekare olarak ölçüldüğü belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, “Delik her zamankinden küçük olsa bile, bundan ozon tabakasının iyileştiği sonucunu çıkaramayız” denildi.&lt;br /&gt;Bilim adamları, ozon tabakasındaki deliğin küçülmesini ısının doğal değişimlerine ve atmosferin dinamiğine bağlıyor ve bunun uzun vadeli bir eğilimi yansıtmadığını düşünüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-7027065959707323683?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/7027065959707323683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=7027065959707323683' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/7027065959707323683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/7027065959707323683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/10/ozon-tabakasndaki-delik-yzde-30-kld.html' title='Ozon tabakasındaki delik, yüzde 30 küçüldü'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-1197120200498858142</id><published>2007-10-17T14:25:00.000+02:00</published><updated>2007-10-17T14:31:16.773+02:00</updated><title type='text'>Küresel ısınmayı ciddiye alıyoruz</title><content type='html'>ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, küresel ısınmayı ciddiye aldıklarını ve bu sorunla mücadelede dünyaya liderlik yapmak istediklerini söyledi. İki gün sürecek toplantı, ABD Başkanı George Bush’un girişimiyle yapılıyor.&lt;br /&gt;Başkan Bush amacının iklim değişimi konusunda liderlerin insiyatif göstermesini sağlamak olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;Ancak bazı gözlemciler toplantıda zorunlu değil de gönüllü kesintiler konusunda anlaşmaya varılarak, BM çabalarına darbe vurulmasından endişe ediyor.&lt;br /&gt;BM 2012’de süresi dolan Kyoto Anlaşması’nın yerine konacak anlaşmanın önümüzdeki iki yıl içinde hazırlanması için yoğun çaba gösteriyor.&lt;br /&gt;Rice’ın başkanlık ettiği toplantıda Başkan Bush yarın bir konuşma yapacak.&lt;br /&gt;Toplantıda Almanya, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya da temsil ediliyor.&lt;br /&gt;Bu ülkeler atmosferde sera etkisi yaratarak dünyanın ısınmasına neden olan karbondioksit ve diğer gazların yüzde 90’dan fazlasından sorumlu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YEŞİL BUSH?&lt;br /&gt;Kyoto Protokolü’nü bir zamanlar kesinlikle reddeden Bush’un bir süredir tavır değiştirdiğine dikkat çekiliyor.&lt;br /&gt;Bush’un bu yaz Almanya’da yapılan G8 zirvesinde karbondioksit ve diğer zararlı gazların üretiminin kısıtlanması gerektiğini söyleyen sonuç bildirgesini onaylaması bile büyük bir aşama.&lt;br /&gt;Ancak pekçok çevreci Başkan Bush’taki değişikliğe şüpheyle yaklaşıyor. Bu şüphenin nedenlerinden biri, Bush’un ülkelere zorunlu hedefler konmasına karşı çıkması. Bir diğeriyse kesintilerin karbondioksit üretimini sınırlayarak değil, alternatif enerjiye geçiş gibi teknolojik gelişmeler sayesinde yapılmasını istemesi. Çevreciler ancak yavaş yavaş gerçekleşebilecek böyle bir geçişi beklemeye zaman kalmadığını söylüyor.&lt;br /&gt;Buna karşılık Beyaz Saray çabalarının BM sürecine yardımcı olacağında ısrarlı. Beyaz Saray kaynaklarına göre toplantıda uzun vadeli küresel hedefler ve orta vadeli ulusal hedefler sağlanmasına çalışılacak.&lt;br /&gt;AB ve BM’den gözlemciler de görüşmelerde hazır bulunacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-1197120200498858142?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/1197120200498858142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=1197120200498858142' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1197120200498858142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1197120200498858142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/10/kresel-snmay-ciddiye-alyoruz.html' title='Küresel ısınmayı ciddiye alıyoruz'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-8169536131423405967</id><published>2007-09-23T14:24:00.000+02:00</published><updated>2007-09-23T14:27:46.782+02:00</updated><title type='text'>İklim değişimi Avrupa’yı daha hızlı etkiliyor</title><content type='html'>İklim değişiminin Avrupa’yı, dünyanın geri kalanından daha hızlı etkilediği, artan ısının Akdeniz’i tuzlu ve durağan bir göl durumuna getirebileceği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya’nın başkenti Roma’da, 2 bin uzman ve yetkilinin katılımıyla yapılan 2 günlük iklim değişimi konferansında konuşan iklimbilimci Filippo Giorgi, “Avrupa ve Akdeniz, dünyanın geri kalanından daha hızla ısınıyor. Burası iklim değişiminin sıcak noktası, gerçekten bir değişimin olduğunu gördüğümüz bölgelerden biri” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, bölgenin iklim değişimine karşı neden daha hassas olduğunu bilmiyorlar ancak Giorgi, gelecek onyıllarda yazları Avrupa’daki sıcaklık artışlarının diğer yerlerden yüzde 40-50 daha fazla olabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalyan hükümetinin iklim danışmanı Vincenza Ferrara da değişimin denizde de hissedildiğini, su yüzeyindeki ısının her 10 yılda 0.6 derece arttığını belirterek, artan buharlaşma yüzünden “Akdeniz giderek daha tuzlu ve sıcak bir duruma geliyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun Cebelitarık Boğazı’ndaki akışı durdurabileceğini belirten Ferrara, Akdeniz’deki yüksek tuz oranının, Atlas Okyanusu’nun sularının Akdeniz’e akması yerine Akdeniz suyunun Atlas’a akmasına yol açacağını savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akdeniz’deki sıcaklığın artmasının, burada yaşayan türlerin yüzde 50’sinin kaybolmasına yol açabileceği de bildirildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-8169536131423405967?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/8169536131423405967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=8169536131423405967' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/8169536131423405967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/8169536131423405967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/09/iklim-deiimi-avrupay-daha-hzl-etkiliyor.html' title='İklim değişimi Avrupa’yı daha hızlı etkiliyor'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-6114130954479346768</id><published>2007-09-20T09:31:00.000+02:00</published><updated>2007-09-20T09:32:45.682+02:00</updated><title type='text'>Nesli tükenenlerin kırmızı listesi</title><content type='html'>Dünya Koruma Birliği’nin bugün Cenevre’de açıkladığı ve 2007 Kırmızı Listesi’ni de içeren raporda tam 41 bin 415 canlı var ve bunların 16 bin 306 tanesi, yani üçte birinden fazlası yok olma tehdidiyle karşı karşıya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm kategorilerde kötüleşme var, tek istisna 15 yıl önce dünyadaki en nadir papağanlardan olan Mauritus Eko papağanının artık daha az tehlike altında olması. Soyu tükenen canlı sayısının 785’e ulaştığı belirtilen raporda 65 canlının da ancak koruma altında yaşamaya devam edebildikleri vurgulanıyor.&lt;br /&gt;İnsanın en yakın akrabalarından gorillerin nüfusunda Ebola virüsünün de etkisiyle son 25 yılda yaklaşık yüzde 60’lık bir düşüş kaydedilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mercanlar ise bu yıl ilk kez tehlike listesinde. Çin’de bulunan bir tür olan Yangtze nehir yunuslarının soyları neredeyse tükenmiş durumda. Hindistan ve Nepal timsahları da en çok tehdit altındaki canlılardan, son dokuz senede sayıları yüzde 58 azalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barajlar, sulama projeleri, madencilik gibi çalışmalar sonucu eski yaşam alanlarının yalnızca yüzde 2’si geriye kalmış. Akbabaların nesli ise beslenebilecekleri büyük memelilerin sayısının azalması, yaşam alanlarının daralması ve enerji hatlarında çarpılmaları sebebiyle tehlikede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Besi hayvanlarını korumak için çakal, sırtlan gibi yağmacı hayvanları öldürmede kullanılan zehirli yemler de akbabaları etkiliyor. Meksika ve Kuzey Amerika’da 738 sürüngen tehlikede, bunlardan 90’ının nesli tükenmek üzere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla avlanma ve akvaryumculuk merakı nedeniyle balık neslinde de azalmalar sözkonusu. Bitkilere gelince, bu yıl listede bulunan 12 bin 43 bitkinin 8 bin 447 adedi tehdit altında olarak sınıflanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 milyonu saptanmış, ancak toplam sayısı 100 milyon olarak tahmin edilen canlı türleri açısından en büyük tehdit insanların faaliyetleri. Canlıların doğal yaşam alanlarının yıpranması, hava ve çevre kirliliği, fazla ekim, fazla avlanma ve hastalıklar; bunların tümü yeryüzündeki canlıların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmesine neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanındaki en etkin çalışma olarak nitelenen rapora göre bu güne kadar yapılanlar yetersiz, çok daha geniş çaplı ve organize çabalara ihtiyaç var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-6114130954479346768?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/6114130954479346768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=6114130954479346768' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6114130954479346768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6114130954479346768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/09/nesli-tkenenlerin-krmz-listesi.html' title='Nesli tükenenlerin kırmızı listesi'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-1011225715866444481</id><published>2007-09-19T09:57:00.000+02:00</published><updated>2007-09-19T10:02:00.854+02:00</updated><title type='text'>kuresel isinma halk sagligini tehdit ediyor</title><content type='html'>Küresel ısınmanın bulaşıcı hastalıkların yayılmasına etkisinin mücadele edilmesi gereken çok karmaşık ve önemli bir durum olacağı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralya’daki Canberra Üniversitesi Halk Sağlığı ve Salgın Hastalıklar Merkezinden Dr. Anthony McMichael, Chicago’da, Amerikalı ve yabancı yaklaşık 12 bin doktor ve araştırmacının katılımıyla düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, “Birkaç yıl önce muhtemelen bu sorunu ele almıyorduk, ancak küresel ısınma beş ila on yıl önce düşündüğümüzden de hızlı gelişti. Bu durum, bulaşıcı hastalıkların yayılması ve direncin düşmesinin nedenlerini anlamak için daha çevreci bir yaklaşım ortaya koymamız ve daha fazla veri elde etmemiz gerektiğini düşündüğüm önemli bir mücadele olacak” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor McMichael, bunun karmaşık bir durum olduğunu ve “hastalıkların&lt;br /&gt;son on yıldaki evrimine dayanan modelleri ele alabilmek ve gelecekteki riskleri daha iyi anlayabilmek için en kısa sürede veri toplanmasını gerektirdiğini” kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim değişimi üzerine hükümetlerarası uzmanlar grubunun (Giec) son raporuna göre, Dünya’da 2100’e kadar öngörülen ortalama sıcaklık artışı 1.8 ile 4 derece arasında olacak. Giec uzmanları, iklim değişikliklerinin ölüm oranlarının artmasıyla kendini göstereceği uyarısında da bulundular.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-1011225715866444481?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/1011225715866444481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=1011225715866444481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1011225715866444481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1011225715866444481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/09/kuresel-isinma-halk-sagligini-tehdit.html' title='kuresel isinma halk sagligini tehdit ediyor'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-1588586407927332591</id><published>2007-09-16T21:39:00.000+02:00</published><updated>2007-09-16T21:42:29.657+02:00</updated><title type='text'>Kimse ısınmanın etkilerinden muaf değil</title><content type='html'>İngiltere’nin York kentinde düzenlenen Bilim Festivali’ne katılan bir grup bilimadamı, dünyanın hiçbir köşesinin, küresel ısınma gibi büyük ölçekli felaketlerin etkilerinden muaf olmadığını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okyanuslarının esrarlı derinliklerinde, güneşin erişebilediği yerlerin oldukça uzağında, çok sayıda egzotik canlı bulunur. Bu canlılar; deniz yatağındaki yanardağlardan fışkıran kimyasal maddelere karşın hayatta kalırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları daha önce okyanus yatağı çevresindeki canlıların, herhangi bir felakete dayanıp, ömürlerini sürdürebileceğine inanıyordu. Zira onların yiyecek için güneş ışığına ihtiyaç duymadıkları düşünülmüştü. Fakat son araştırma, küresel felaketlerin, en ücra köşelerde bile yaşama son verebileceğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları okyanus dibindeki bu canlıların hala mevsimsel ürediklerini ortaya çıkardı. Böylece yanardağların ağızları arasında gidip gelen canlıların dölleri, ilkbaharda, güneşin aydınlattığı su yüzeyinden deniz dibine çöken mikroskobik bitkilerden yararlanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak eğer yüzeyde artan hava sıcaklığı bitkileri etkilerse, canlılar yanardağ ağızları arasında gidip geldikleri için, okyanus dibinde de yaşama son verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okyanus derinliklerindeki canlılar üzerine çalışan biyolog Jon Copley, araştırmayı yapan ekibin başında bulunuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor Copley, Küresel ısınmanın ve küresel düzeydeki felaketlerin etkilerinden saklanmanın yolu olmadığını vurguluyor. Jon Copley ve ekibi şimdi bu araştırmayı, dünyanın en derin yanardağ ağzında, Karayip Denizi’nde, yaklaşık 5000 metre derinlikte yapmayı umuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1831’den bu yana düzenlenen geleneksel York Bilim Festivali, bir hafta sürecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-1588586407927332591?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/1588586407927332591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=1588586407927332591' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1588586407927332591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1588586407927332591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/09/kimse-snmann-etkilerinden-muaf-deil.html' title='Kimse ısınmanın etkilerinden muaf değil'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-4946852087592528709</id><published>2007-09-16T21:35:00.000+02:00</published><updated>2007-09-16T21:39:01.466+02:00</updated><title type='text'>Buyuk Okyanus'tan kutuplara kestirme yol</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/272758.gif"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/272758.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;ESA’nın internet sitesinde, açılan deniz yolları uydu fotoğraflarıyla gösterildi. ESA tarafından yapılan açıklamaya göre, tarihsel olarak geçişin mümkün olmadığı, “Kuzey Buz Denizi Kuzeybatı Geçişi” adlı rota, buzulların erimesi sonucu, Avrupa-Asya, Atlas-Pasifik okyanusları geçişlerine artık tamamen açık hale geldi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Denizcilik şirketlerinin yıllardır açılmasını umdukları rotanın uydu fotoğraflarını yayımlayan ESA, bölgenin artık “denizciliğe tamamen elverişli olduğunu” duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizcilik firmaları, Kuzeybatı Geçişi’nin, Kanada’nın kuzey kıyılarından Panama Kanalı’na en ucuz gemi seferini sağlayacağını da hesaplıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESA’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre Danimarka Ulusal Uzay Ajansı’ndan Leif Toudal Pedersen, Kuzey kutbundaki buzul erimesinin “aşırı” dereceye ulaştığını vurguladı ve bölgedeki buzulların 3 milyon kilometre gibi “çok düşük” bir alana indiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu seviyenin, daha önce en düşük alanın 4 milyon kilometre kare olarak ölçüldüğü 2005 ve 2006 yıllarından bile “1 milyon kilometre kare daha az olduğu” vurgulandı. Kuzey kutbundaki buzullar her yıl Eylül ayında en düşük seviyesine, Mart ayında da en yüksek seviyesine ulaşıyor. Daha önceki en düşük alanın 4 milyon kilometre kare olarak ölçüldüğü 2005 ve 2006 yıllarında Kuzeybatı deniz rotası kapalı kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Açıklamada, 2005, 2006 ve 2007 fotoğrafları karşılaştırıldığında, bu yıl büyük bir azalmanın görüldüğü, beklenenden çok büyük bir azalma olan, tam 1 milyon kilometre karelik farkın nedenlerine ilişkin çok acil çalışmaların gerektiği kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESA’nın açıklamasında, kutupların küresel ısınmaya karşı hassasiyetinin, dünyanın diğer bölgelerinin 2 katı olduğu, bazı bilimcilerin, Kuzey Buz Denizi’nde 2040 yılında hiç buz kalmayacağını tahmin ettikleri kaydedildi. BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin raporlarına göre ise kutbun buzdan tamamen arınmış hale gelmesi 2070 yılını bulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pedersen’e göre bu yıl yalnızca Rusya’nın kuzey kıyılarındaki geçişler kapalı kaldı. Ancak bu bölüm de var olan koşullar değerlendirildiğinde, “beklenenden kısa süre içerisinde” açılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buzulların erimesiyle birlikte Rusya ve Kanada bölgede kıta sahanlığı iddiasında bulunurken, bu ülkelerin yanı sıra diğer bazıları da deniz dibi kıta uzantısındaki zengin petrol ve doğal gaz yataklarından yararlanmayı planlıyor.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Avrupa Uzay Ajansı (ESA):&lt;/i&gt;&lt;a href="http://www.esa.int/" target="top"&gt;www.esa.int&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-4946852087592528709?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/4946852087592528709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=4946852087592528709' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/4946852087592528709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/4946852087592528709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/09/buyuk-okyanustan-kutuplara-kestirme-yol.html' title='Buyuk Okyanus&apos;tan kutuplara kestirme yol'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-2770759482943243213</id><published>2007-09-15T23:32:00.000+02:00</published><updated>2007-09-15T23:36:41.503+02:00</updated><title type='text'>Isınan sular Akdeniz'i tehdit ediyor</title><content type='html'>&lt;span class="textBodyBlack"&gt;Roma’da, BM Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nun Genel Direktörü Jacques Diouf’un da katılımıyla yarın başlayacak bir çevre konferansı öncesinde Deniz Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı resmi raporda, uzmanların İtalya’nın kuzeyindeki Trieste körfezinden doğan ve Adriyatik deniziyle Akdeniz sularının birbirleriyle karışmasını sağlayan soğuk su akıntısının yok olduğunu keşfettikleri belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Deniz Araştırma Enstitüsü uzmanları, 2003’de fark edilen bu durumun Adriyatik denizini, hayatın olmadığı bir tuz gölüne dönüştürme riskini doğurduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enstitü, Akdeniz’in yüzeyindeki ısınmanın şu anda derinlere yayıldığını ve suların birbirine karışmasını engellediğini ve denizdeki besin zincirinin temelini oluşturan mikro su yosunlarının yok olmasına yol açtığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcaklıklardaki 0.4 derecelik artışın, türlerin zenginliğini yüzde 50’ye varan oranda bozabileceğine değinilen raporda, sulardaki ısınmanın ayrıca, denizin karbondioksidi emme oranında azalmaya yol açacağı ifade edildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-2770759482943243213?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/2770759482943243213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=2770759482943243213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/2770759482943243213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/2770759482943243213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/09/isnan-sular-akdenizi-tehdit-ediyor.html' title='Isınan sular Akdeniz&apos;i tehdit ediyor'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-6116424812349762481</id><published>2007-05-27T11:27:00.000+02:00</published><updated>2007-05-27T11:34:07.135+02:00</updated><title type='text'>Küresel ısınma hızlanıyor</title><content type='html'>&lt;h2  style="font-weight: normal; font-family: trebuchet ms;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, atmosfere salınan sera gazlarının yüzde 15’ini emen Güney Kutbundaki okyanus çukurları, bu işlevlerini kaybetmeye başladı. Bu da, küresel ısınmanın daha da korkutucu boyutlara geleceği anlamına geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:100%;" class="textBodyBlack" &gt;Küresel ısınma, Güney Okyanusu’nun karbondioksit (CO2) soğurmasını azaltıyor. Uluslararası uzmanlardan oluşan bir ekibin 4 yıl boyunca yaptığı ve Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, gelecekte küresel ısınmaya yol açan karbondioksit oranının tahmin edilenden daha yüksek olacağını ve küresel ısınmanın hızlanacağını ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-family: trebuchet ms;" class="textBodyBlack"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Zira araştırmaya göre, atmosfere salınan karbon gazının yüzde 15’ini emen Güney Kutbundaki okyanus, artık bu işlevini tam anlamıyla yerine getiremiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun nedeni de küresel ısınmanın etkisiyle rüzgarların şiddetinin artması. Okyanuslardaki karbondioksitin büyük kısmı diplerde bulunuyor. Kuvvetli rüzgarlar da, Antarktika kıtasını çevreleyen denizlerde diplerdeki karbondioksit taşıyan suları yüzeye çıkarıyor. Yüzeydeki karbondioksit yeniden atmosfere karışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta, atmosferdeki karbon gazı miktarının çoğalması, küresel ısınmayı yüzde 30’a kadar artırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma, Antarktika’da sera etkisi yaratan gazların birikmesi ve ozonun azalmasının neden olduğu hava akımlarının yoğunlaşmasının, soğurma kapasitesini doyma noktasına getirerek suda biriken karbondioksidi (CO2) açığa çıkardığını da gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;b&gt;     “BU CİDDİ BİR DURUM”&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Araştırmanın katılımcılarından East Anglia üniversitesinden Corinne Le Quere, “İlk kez iklim değişikliğinin Antarktika Okyanusu’nun havadaki karbondioksidi (CO2) soğurma kapasitesinin doygunluk noktasına ulaşmasının sorumlusu olduğunu söyleyebiliriz, bu ciddi bir durum” dedi. Le Quere, “iklim değişimiyle ilgili tüm bilgi işlem modellerinin bu olayın bu yüzyıl boyunca yoğunlaşarak süreceğini gösterdiğini” belirtti. &lt;/span&gt;&lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/266300.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="253" hspace="0" vspace="0" width="379" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;font-size:100%;" &gt;Küresel ısınma daha korkutucu boyutlara gelecek...&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"  style="line-height: 150%; font-family: trebuchet ms;font-size:x-small;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Bu araştırmaya katılanlardan Chris Rapley, 19. yüzyıldaki endüstri devriminin başlangıcından bu yana, okyanusların, insanların faaliyetleri nedeniyle atmosfere salınan 500 milyar ton karbonun yaklaşık dörtte birini soğurduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;b&gt;     ATMOSFERDEKİ SERA ETKİSİ VE ISINMA ARTACAK&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamları bu oluşumun tahmin edilenden 40 yıl önce ortaya çıktığına dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeryüzünde temel olarak 2 karbon kuyusu bulunuyor. Okyanuslar ve biyosfer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamları, okyanuslar, denizler, göller ve ormanların, insan faaliyetlerinden kaynaklanan CO2 salımının yaklaşık yarısını soğurduğunu, Güney Okyanusu’nun tek başına bu işlemin yüzde 15’ini yerine getirdiğini belirterek, bu okyanusun doyma noktasına ulaşmasıyla atmosferde daha fazla CO2’nin kalacağını ve atmosferdeki sera etkisinin ve ısınmanın artacağını kaydettiler. &lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/266301.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="251" hspace="0" vspace="0" width="379" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar doğal yollarla emilimin zorlaştığına dikkat çekerek, atmosfere salınınan sera gazlarının oranının sınırlandırılmasının önemini vurguluyor. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-6116424812349762481?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/6116424812349762481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=6116424812349762481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6116424812349762481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6116424812349762481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/05/kresel-snma-hzlanyor.html' title='Küresel ısınma hızlanıyor'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-176048226465583105</id><published>2007-05-08T00:30:00.000+02:00</published><updated>2007-05-08T00:31:56.652+02:00</updated><title type='text'>Küresel felakete yeni kanıt</title><content type='html'>&lt;span class="textBodyBlack"&gt;İngiliz basınının haberine göre, “Warming Island” (Isı Adası) adı verilen büyük kayalık ada, Grönland’ın doğusundaki Kuzey Kutup Dairesi’nin 620 kilometre kuzeyinde ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;ABD’li kaşif Dennis Schmitt tarafından bulunan ada, küresel ısınmanın yeni bir kanıtı olarak görülüyor.&lt;br /&gt;Danimarkalı harita uzmanı Hans Jepsen, “Buzul-köprü güneye doğru çekilince ada ortaya çıktı” derken, kaşif Schmitt, “Karanlık günler bizi bekliyor. Kötü sonuçların farkındayız” diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-176048226465583105?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/176048226465583105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=176048226465583105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/176048226465583105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/176048226465583105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/05/kresel-felakete-yeni-kant.html' title='Küresel felakete yeni kanıt'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-6654608015601664963</id><published>2007-04-23T00:06:00.000+02:00</published><updated>2007-04-23T00:11:40.859+02:00</updated><title type='text'>Küresel felakete yeni kanıt</title><content type='html'>&lt;span class="textBodyBlack"&gt;İngiliz basınının haberine göre, “&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Warming Island&lt;/span&gt;” (Isı Adası) adı verilen büyük kayalık ada, Grönland’ın doğusundaki Kuzey Kutup Dairesi’nin 620 kilometre kuzeyinde ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;ABD’li kaşif Dennis Schmitt tarafından bulunan ada, küresel ısınmanın yeni bir kanıtı olarak görülüyor.&lt;br /&gt;Danimarkalı harita uzmanı Hans Jepsen, “Buzul-köprü güneye doğru çekilince ada ortaya çıktı” derken, kaşif Schmitt, “Karanlık günler bizi bekliyor. Kötü sonuçların farkındayız” diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-6654608015601664963?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/6654608015601664963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=6654608015601664963' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6654608015601664963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/6654608015601664963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/kresel-felakete-yeni-kant.html' title='Küresel felakete yeni kanıt'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-1136667599829413085</id><published>2007-04-16T03:26:00.000+02:00</published><updated>2007-04-16T03:27:38.631+02:00</updated><title type='text'>BM raporunda küresel felaket</title><content type='html'>&lt;span class="textBodyBlack"&gt; BM İklim Değişikliği Paneli’nin ikinci raporunda, her kıtanın iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği anlatılıyor. Dünyanın küresel iklim değişikliği karnesine göre, bazı bölgelerde yaşam şartları çok zorlaşacak, çöllerin kapladığı alan genişleyecek, su kaynakları azalacak, beklenmedik afetlerin sayısı artarken Asya, Avrupa, Afrika susuzluk, Amerika kıtası ise hortumlarla uğraşacak.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Rapora göre, buzulların erimesiyle birlikte, 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1,2 milyarı bulacak. Ortalama hava sıcaklığı, 1990’daki seviyenin 1,5 derece üzerine çıkarsa, dünyadaki canlıların üçte birinin soyu tükenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kutbu’ndaki buzullar, 2100 yılına kadar yüzde 22-33 arasında azalacak. Buzullar, Antarktika’da tamamen ortadan kalkabilir.&lt;br /&gt;Rapora göre, eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 25 yıl içinde su kaynakları azalan fakir ülkeler, açlık ve ölüm tehdidi altında kalacak. Bu nedenle 60’ı aşkın ülkede çatışmalar çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Raporun en can alıcı noktası ise, küresel ısınmanın dünyanın çehresini değiştirmeye şimdiden başladığı tespiti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;BM çatısı altında hazırlanan ikinci rapor, Haziran ayında G-8 liderlerine sunulacak. Şubat ayında açıklanan ilk raporda, kürüsel ısınmanın insan davranışlarından kaynaklandığı tespiti yer alıyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-1136667599829413085?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/1136667599829413085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=1136667599829413085' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1136667599829413085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1136667599829413085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/bm-raporunda-kresel-felaket.html' title='BM raporunda küresel felaket'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-8764315098136545521</id><published>2007-04-16T03:11:00.000+02:00</published><updated>2007-04-16T03:13:44.314+02:00</updated><title type='text'>Bazı ormanlar dünyayı ısıtıyor’</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/264447.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/264447.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;Yeni bir çalışmaya göre yalnızca tropik bölgelere dikilen ağaçlar faydalı oluyor. Diğer bölgelere, özellikle de 50. paralelin kuzeyine dikilen ağaçlar tam tersi bir etki yaparak dünyanın ısınmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Küresel ısınmanın başlıca nedeni, özellikle insan faaliyetlerinden kaynaklanan karbondiyoksit gazı. Bugüne dek bütün ormanların fotosentez sırasında karbondiyoksiti alıp oksijene dönüştürerek, bu zehirli gazı azalttığı ve bu nedenle de ısınmayla mücadele ettiği düşünülüyordu. Ormanlar ayrıca yerden aldıkları suyu buluta dönüştürerek, dünyayı güneş ışınlarından koruyan bir tabaka da oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak ABD’deki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuarı’nda bilgisayar simülasyonuyla yapılan bir çalışmaya göre, bu hesaplar yapılırken diğer etkenler gözden kaçıyor. Örneğin ormanlar, güneş ışınlarını depolayıp etraflarındaki toprağı ısıtıyor. Oysa aynı alan orman yerine karla ya da tundrayla kaplıysa, güneş ışınları yeniden atmosfere yansıtılıyor ve ısınma önleniyor.&lt;br /&gt;Çalışmaya göre Avrupa’nın kuzeyi, Sibirya ve Kanada’daki ormanlar küresel ısınmaya doğrudan katkıda bulunuyor.&lt;br /&gt;Araştırmaya katılan kuruluşlardan biri olan Carnegie Enstitüsü’nden Ken Caldeira, tropik bölgelerdeki ormanların önemine dikkat çekmeye çalıştıklarını söyledi. Caldeira çalışmalarının ormanları yok etmek için bahane olarak kullanılmaması çağrısı yaptı.&lt;br /&gt;Bilimadamları, ormanların pekçok canlı türünü barındırma, yağış çekme ve erozyonu önleme gibi özelliklerinin de göz önünde bulundurulmasını istiyor.&lt;br /&gt;Son yıllarda dünya çapında pekçok çevre kuruluşu iklim değişimiyle mücadele için ağaç dikme kampanyaları düzenliyor. Hatta çeşitli faaliyetleriyle ürettiği karbondiyoksiti sıfırlamak isteyen şahıs ve şirketler, yalnızca bu amaçla kurulmuş firmalara büyük paralar ödeyerek yeni ormanların dikilmesine katkıda bulunuyor. Ancak çevre uzmanları başından beri bu karbon sıfırlama şirketlerine şüpheyle yaklaşıyor ve örneğin dikilen ormanların bir gün kesilmeyeceği güvencesini nasıl vereceklerini soruyor.&lt;br /&gt;Uzmanlar ayrıca çabaların karbon sıfırlamaya değil, çevre dostu teknolojiler geliştirerek karbondiyoksit üretimini azaltmaya yönelmesi gerektiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="on" style="display: block;" id="formatbar_Add_Image" title="Add Image" onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="addImage();" onmousedown="CheckFormatting(event);;ButtonMouseDown(this);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-8764315098136545521?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/8764315098136545521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=8764315098136545521' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/8764315098136545521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/8764315098136545521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/baz-ormanlar-dnyay-styor.html' title='Bazı ormanlar dünyayı ısıtıyor’'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-3568274463169775864</id><published>2007-04-16T03:07:00.000+02:00</published><updated>2007-04-16T03:09:34.520+02:00</updated><title type='text'>Küresel ısınma öngörülerine sansür</title><content type='html'>&lt;h2 style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Biliminsanları, gazeteciler ve siyasetçiler, iklim değişiklikleri konusunda, büyük lobilerden baskı gördüklerini iddia ediyor. Asıl suçlanan ise, Bush yönetimi ve Amerikan petrol şirketleri.&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;Küresel ısınmayla ilgili öngörüler, karamsar bir tablo çiziyor. Ancak belki de daha önemlisi, uzmanların düşüncelerini serbestçe aktarabilmesinin önündeki engeller. Bir başka deyişle, gizli ya da açık sansür.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;İngiliz The Guardian gazetesi, Beyaz Saray, daha özelde Bush yönetiminin küresel ısınma konusunda bilim dünyasına sansür uygulayıp, çeşitli raporlara kendi tezlerini yerleştirdiği iddiasını gündeme taşıdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2003 yılında ABD Çevre Koruma Ajansı’nın raporunda, insan faaliyetlerini küresel ısınmadan sorumlu tutan bölümün, Beyaz Saray tarafından değiştirildiği öne sürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Guardian, bu bölümlerin yerine, Amerikan Petrol Enstitüsü’nün dünyada sıcaklıkların artmadığı iddia edilen raporundan bir bölüm yerleştirildiğini yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Beyaz Saray ve Amerikan Petrol Enstitüsü çalışanlarından Philip Cooney’in itirafları da iddiları doğruluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cooney, 3 hafta önce ABD Kongresi’nde, Bush yönetimi adına bizzat, yüzlerce kez iklim raporlarını değiştirdiğini itiraf etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:78%;"&gt;&lt;b&gt;     UZMANLAR BASKI GÖRÜYOR&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;Biliminsanları Sendikası’nın araştırması da uzmanlara yönelik baskıları anlatması açısından önemli. Zira, soruları yanıtlayan yaklaşık 300 uzmanın yüzde 58’i, üstleri tarafından iklim değişikliği ve küresel ısınma ifadelerini raporlarından çıkarmaya zorlandıklarını söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre raporlarda, bilimsel bulguları değiştirecek şekilde düzenlemeler yapılıyor, yayınlar geciktiriliyor, raporların bulunduğu internet siteleri aniden kayboluyor. Biliminsanarı, baskılar nedeniyle işlerini bırakmak zorunda kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre, son 5 yılda bu tip siyasi yönlendirme ve sansürün görüldüğü vakaların sayısı 435’i buluyor. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-3568274463169775864?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/3568274463169775864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=3568274463169775864' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/3568274463169775864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/3568274463169775864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/kresel-snma-ngrlerine-sansr.html' title='Küresel ısınma öngörülerine sansür'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-8845325356440711440</id><published>2007-04-10T00:16:00.000+02:00</published><updated>2007-04-10T00:19:56.639+02:00</updated><title type='text'>Küresel Isınma nedir?</title><content type='html'>&lt;b&gt;Küresel ısınma&lt;/b&gt;, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya" title="Dünya"&gt;dünya&lt;/a&gt; &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosfer" title="Atmosfer"&gt;atmosferi&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Okyanus" title="Okyanus"&gt;okyanuslar&lt;/a&gt;ının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır. &lt;p&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya" title="Dünya"&gt;Dünya&lt;/a&gt;'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/20._y%C3%BCzy%C4%B1l" title="20. yüzyıl"&gt;20. yüzyılda&lt;/a&gt; 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir &lt;a href="http://www.grida.no/climate/ipcc_tar/wg1/007.htm" class="external autonumber" title="http://www.grida.no/climate/ipcc_tar/wg1/007.htm" rel="nofollow"&gt;[1]&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Küresel ısınmaya, atmosferde artan &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sera_gazlar%C4%B1" title="Sera gazları"&gt;sera gazların&lt;/a&gt;ın neden olduğu düşünülmektedir. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karbondioksit" title="Karbondioksit"&gt;Karbondioksit&lt;/a&gt;, su buharı, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Metan" title="Metan"&gt;metan&lt;/a&gt; gibi bazı gazların, güneşten gelen &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Radyasyon" title="Radyasyon"&gt;radyasyonun&lt;/a&gt; bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,&lt;/p&gt; &lt;ul&gt;&lt;li&gt;yeşil &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bitkiler" title="Bitkiler"&gt;bitkilerin&lt;/a&gt; &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fotosentez" title="Fotosentez"&gt;fotosentez&lt;/a&gt; olayında,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;karbondioksitin &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Litosfer" title="Litosfer"&gt;litosfer&lt;/a&gt; yüzeyinde suda çözünmesiyle,&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt; &lt;p&gt;atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bulut" title="Bulut"&gt;Bulutlar&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F" title="Güneş"&gt;güneşten&lt;/a&gt; gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kaynak: vikipedi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-8845325356440711440?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/8845325356440711440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=8845325356440711440' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/8845325356440711440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/8845325356440711440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/kresel-isnma-nedir.html' title='Küresel Isınma nedir?'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-998491275600403874</id><published>2007-04-08T17:02:00.000+02:00</published><updated>2007-04-08T17:41:48.038+02:00</updated><title type='text'>2100’e kadar iklim bölgeleri yok olabilir</title><content type='html'>&lt;span class="textBodyBlack"&gt;Amerikan Bilimler Akademisi’nce yayımlanan bilimsel araştırmaya göre, küresel ısınma nice bitki ve hayvan türünü de tehdit ediyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Wisconsin üniversitesi uzmanlarının araştırması, özellikle Amazon ve Endonezya ormanlarını kapsayan nemli tropikal bölgelerin, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek yerler olduğunu gösteriyor.&lt;br /&gt;Araştırmaya göre, buralarda yaşayan hayvan türleri iklim değişikliğine ayak uydurmakta çok zorlanacak. Uzmanlar, bu alt üst oluşun insanları da büyük göçlere zorlayacağını tahmin ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/263583.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="153" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; Araştırmaya göre, iklim Andlar, Sibirya ve Avustralya’nın güneyinde bugünkünden tamamen farklı hale gelebilecek.&lt;br /&gt;En karamsar tahmine göre, yeryüzünün yüzde 39 ila 48’i 2100’e kadar ciddi iklim değişikliğine uğrayacak.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-998491275600403874?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/998491275600403874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=998491275600403874' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/998491275600403874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/998491275600403874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/2100e-kadar-iklim-blgeleri-yok-olabilir.html' title='2100’e kadar iklim bölgeleri yok olabilir'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-1383565191935176207</id><published>2007-04-08T16:52:00.000+02:00</published><updated>2007-04-08T16:55:30.203+02:00</updated><title type='text'>İklimler değişiyor!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/263663.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/263663.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İklimler değişiyor, lütfen gereken önemi ve özeni gösterelim ve destek olalım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-1383565191935176207?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/1383565191935176207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=1383565191935176207' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1383565191935176207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/1383565191935176207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/iklimler-deiiyor.html' title='İklimler değişiyor!'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-7275150579038678331</id><published>2007-04-08T16:49:00.000+02:00</published><updated>2007-04-08T16:51:47.039+02:00</updated><title type='text'>Büyük şehirlerin üçte ikisi, tehlike altında</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Environment &lt;/span&gt;ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Urbanization &lt;/span&gt;dergisinin nisan sayısında yayınlanacak bir araştırmaya göre, dünyadaki her 10 insandan biri, küresel ısınma yüzünden suların yükselmesi riskinin bulunduğu kıyı şeritlerinde yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Araştırmaya göre, “deniz seviyesinden 10 metreden alçak yerler olarak tanımlanan” kıyılarda, 634 milyon kişi yaşıyor. Bu nitelikteki yerler dünyadaki karaların yüzde 2’sini, ancak dünya nüfusunun onda birini oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASA’nın uydu verilerine ve bilgisayar hesaplamalarına göre, kıyı şeritlerinde yaşayanların yüzde 75’i Asya’da bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;NÜFUSA GÖRE EN RİSKLİ ÜLKELER:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre, nüfusa göre sırlandığında, kıyılarda 143 milyon insanı bulunan Çin, en riskli ülke olarak gösteriliyor. Diğer ülkeler ise şöyle:&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Hindistan&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Bangladeş&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Vietnam&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Endonezya&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Japonya&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Mısır&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; ABD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;COĞRAFİ YAPIYA GÖRE EN RİSKLİ ÜLKELER:&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Topraklarının yüzde 90’ı deniz seviyesinin 10 metre altında olan Maldivler&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Marşal Adaları&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /&gt; Cayman adaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM iklim uzmanları, geçen ay yaptıkları açıklamada, deniz seviyelerinin 2100’e kadar 18 ila 59 santimetre yükseleceği tahmininde bulunmuşlardı.&lt;br /&gt;Uzmanlar ayrıca, sera etkisi yaratan gazlar yüzünden daha şiddetli fırtınalar ve sıcak dalgaları olacağını belirmişlerdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-7275150579038678331?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/7275150579038678331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=7275150579038678331' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/7275150579038678331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/7275150579038678331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/byk-ehirlerin-te-ikisi-tehlike-altnda.html' title='Büyük şehirlerin üçte ikisi, tehlike altında'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8700335107521814349.post-4737053648752028782</id><published>2007-04-05T15:36:00.000+02:00</published><updated>2007-04-05T15:41:18.580+02:00</updated><title type='text'>Sydney’de küresel ısınma eylemi</title><content type='html'>&lt;h2 style="font-family: verdana; font-weight: normal;"&gt;&lt;div class="deckStory" style="margin-top: 20px;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Avustralya’nın en büyük kenti Sydney’de küresel ısınmaya dikkat çekmek için tüm kentte ışıklar söndürüldü.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/h2&gt;  &lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/263876.jpg" alt="" border="0" height="245" width="625" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;Çevrecilerin düzenlediği ve belediye yetkililerinin de desteklediği bir saatlik eylemde, konutlar ve işyerleri ışıklarını kapatınca kent karanlığa gömüldü. Yaklaşık 4 milyon kişinin yaşadığı kentte sadece cadde ışıkları ve bazı liman işletmelerinin ışıkları yanık kaldı. Eylem, Sydney’de sera etkisi yapan gazların atmosfere salımının 12 ay içinde yüzde 5 azaltılması hedefine destek vermek için düzenlendi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8700335107521814349-4737053648752028782?l=globalwarminearth.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/feeds/4737053648752028782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8700335107521814349&amp;postID=4737053648752028782' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/4737053648752028782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8700335107521814349/posts/default/4737053648752028782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://globalwarminearth.blogspot.com/2007/04/sydneyde-kresel-snma-eylemi.html' title='Sydney’de küresel ısınma eylemi'/><author><name>kad1r</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17276233656259756854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-tbu5rdMo8tg/Tlk8iN-HmGI/AAAAAAAAAp0/ghrPdvHKqVA/s220/kadir.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
